KONUŞ BENİMLE

Hayali olmayan giremez!

Archive for Ocak 2009

Başarı ve mutluluk

Posted by Ozlem Ercan Ocak 27, 2009

akordeon1

Başarılı ve aynı zamanda mutlu insanların iki çeşit olduğunu düşünüyorum:

– Sevdiği, istediği ve küçük yaşlarından itibaren hayalini kurduğu işi yapanlar. Bu tiplerin belli bir mesai saati anlayışı yok. Her an her yerde sevdiği ve yaptıkları işi düşünebilirler. Böylece hayatları dolu dolu geçer. Bu grupta genelde sanatla uğraşanlar var. Müzisyenler, ressamlar, dansçılar vs. Mesela NTV’deki Müjde Ar’ın diğer kadınlarla yaptığı programa Fahir Atakoğlu konuk olmuştu. Kendisi tam da bu profile uyan birisi. Türkiye’de müzik alanında belli bir noktaya gelince, her şeyini bırakıp New York’a gitmiş ve sıfırdan yeni bir müzik çevresi edinerek yine başarıya kavuşmuş. Şimdi Amerika’da yaptığı albümler Türkiye’den daha fazla satıyormuş. Fırsat bulabilirsem kendisiyle görüşmek istiyorum.

– İkinci grupta ise hayalini kurmasa da yaptığı işte hırsları ve tutarılıkları nedeniyle başarılı olanlar var. İnsan küçükten ben pazarlama uzmanı olacağım demez diye düşünüyorum. Bu gruptakiler iş dışındaki zamanlarını sevdikleri konulara ayırdıkları için mutlular. Mesela birinin Halkla İlişkiler Ajansı var. Kendisi kurmuş, geliştirmiş, yönetiyor. Yine kendine uygun bir iş ama asıl aktivitesi ve düşünceleri iş dışındaki hobilerinde. Örneğin iş çıkışı veya haftasonları yelken sporu ile ilgileniyor, yarışlara katılıyor, eğitim veriyor. Maddi sorununu çözmüş olduğundan kendine başka uğraş alanları yaratarak mutlu oluyor.

İki tip de aslında başarılı ve mutlu. Ancak ben yine de kişisel olarak birinci grupta olmak isterdim. Fotoğraf çektiğim için gecem gündüzüm fotoğraf olsun mesela. Gündüz çekimlere gideyim, akşamları diğer fotoğrafçıların işlerini inceleyeyim, sergi açayım, proje yapayım, eğitim vereyim.

Sanırım benim hayalim de bu. Hayatımı böyle düzenlersem aslında dünya üzerinde yaşayamayacağım yer yok. Belki de o zaman başka bir yerde yaşamak bile istemem.

Reklamlar

Posted in Genel | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Bir gün

Posted by Ozlem Ercan Ocak 26, 2009

Belki de başkasının çok çok çok büyük evrenindeki atomaltı parçacıklarız…

Kendi kendimize şöyle mi böyle mi diye düşünüyoruz. Dur bakalım ne çıkacak?

Bir gün kuantum fiziği bilmeyen kalmayacak. Yaşasın CERN!

parcaciklar

Posted in Genel | Leave a Comment »

Posted by Ozlem Ercan Ocak 26, 2009

martı

Büyük şehirde yaşamakla, herşeyi bilmekle, dünyadan haberdar olmakla hata mı ediyoruz acaba?

Belki de mutluluk küçük yerlerdedir. Herşeyi bilmek değil, hiçbir şey bilmemektir.

Şu günlerde bayağı çok şey düşünüyorum ve başıma ağrılar giriyor. İşte düşündüklerim:

– Türkiye’den gitsem mi?

– Nereye gitsem?

– Nasıl bir iş yapsam da hem zevk alsam hem paramı kazansam?

– Kızım için hangi seçimleri yapmam gerekecek?

– Kızımın yabancı dil, en azından İngilizce ve bir dil daha, öğrenmesini istiyorum

– Kendi seçimlerini yapacak duruma gelmesini, dünyanın istediği yerinde yaşama şansı olmasını istiyorum

– Kendim için acaba burada kalarak mı yoksa yepyeni bir hayata başlayarak mı güzel bir şey yapmış olacağım?

ve daha bir sürü şey.

Sanki ne kadar çok seçim şansımız olursa o kadar kafamız karışıyor. Malcolm Gladwell’in kitabında anlattığı reçel deneyi gibi. Şöyle bir deney: Bir markette reçel tadımı yaptırdığınızı varsayın. İlk gün önünüzde denetmek üzere 5 çeşit reçel bulunuyor. Bu reçellerin her birinden markette alışveriş yapanlara tattırıyorsunuz ve en güzelini seçmelerini istiyorsunuz. Her tadan 5 çeşitten bir tanesini muhtemelern seçer. Ancak ikinci gün tattırmanız gereken reçel çeşidi 20’ye çıkıyor. Şimdi tadan insanlar 20 çeşit arasından en iyisini bulmaya çalışacak. Muhtemelen çok çok az sayıda kişi böyle bir seçim yapabilirdi değil mi?

Şu anda yaşadığımız büyük şehir hayatı da biraz böyle. O kadar çok şeyden haberdarız ki, ister istemez yaşamımızı sürekli değiştirmek istiyoruz. Çocuklarımız için bir sürü seçenek duruyor önümüzde.

Aslında sorun bir çok şeyi gerçekleştirme ihtimalimizin olmasında yatıyor. Üniversite mezunuyuz, ingilizce biliyoruz, bilgisayar kullanıyoruz, iş tecrübemiz var, hatta kendi işimiz kurmuşuz. Gel de daha fazlasını isteme şimdi.  Üstelik hayal ettiğimiz hayatı yaşayanları tanıyoruz, aynı özelliklere sahibiz o zaman neden biz de hayalimizdekileri yapmayalım?

Halbuki hayat şöyle olsaydı:

Kapalı bir çevrede yaşıyoruz. Belki küçük bir kasaba.  Her şeyimiz orada, toprağımız var, komşularımız, ailemiz, arkadaşlarımı vs. Büyük şehre taşınmanın hayalini bile kurmuyoruz, çünkü böyle bir ihtimalimiz yok. Yabancı dilimiz olmadığı için, hayatta hiç başka bir yerde yaşayan biriyle karşılaşmadğımız için bulunduğumuz yerden ayrılma fikri bile saçma geliyor. Aynı kasabadan biriyle evleniyoruz, çocuklarımız oluyor, kendi halimizde yaşıyoruz.

Kasabadaki hayattan başka bir hayat yaşamak istemiyoruz, çünkü böyle bir ihtimalimiz yok. Düşünmüyoruz bile…

Şu an bu anlattığım gibi bir hayat bir çok kişiye sıkıntılı gelecektir eminim. Çünkü bizler dünyada olup bitenden haberdarız, bilmediklerimizi hemen öğrenmeye çalışıyoruz. Şeytan diyor, kapat herşeyi, hiç bir şey bilme. Dünyayı öğrenmeye çalışma, sorgulama, otur yerinde.

Çok şanssızız çok.

Posted in Genel | Etiketler: , , , , | Leave a Comment »

Posted by Ozlem Ercan Ocak 25, 2009

Merak ediyorum hayatta hayallerini gerçekleştirmiş insanlar bunu nasıl başarmışlar diye.

Gerçekleştirmeye kalkmadan önce insanın hayalinin olması bile güzel. Yaptığı işi seven, özel hayatında mutlu olan yani kısaca hayatını “yaşayan” insanların nasıl bu noktaya geldiklerini , nasıl düşündüklerini, kafalarının nasıl çalıştığını anlamak istiyorum.

Konuyla ilgili kitaplar okuyorum, internete bakıyorum. Bazı insanlar bunun formülünü çıkartmış, bazıları da “sır” denen şeyin etkisini göstermeye çalışıyor. Ama bunların hiç biri beni tatmin etmiyor.

30 yaşındayım ve artık gerçekten “yaşamaya” başlamak istiyorum. Bulduğum yazılar ve yol göstermeye çalışan insanlar yeterli gelmeyince ben de kendi araştırmamı kendim yapmaya karar verdim. Bu blogda hayallerini gerçekleştirmiş insanlarla yapıtğım görüşmeleri okuyacaksınız. Formül yok, sır yok, zorlama yok. Herkesin hayat çizgisi başkadır, herkes kendi ne istiyorsa onu çıkartabilir bu yazılardan.

Çok çeşitli mesleklerden insanlarla konuşacağım. Bakalım nasıl başlamışlar, nasıl devam ediyorlar hayallerini yaşamaya…

Cape Town'da hayallere dalmak

Cape Town'da hayallere dalmak

Posted in Genel | Etiketler: , , , , , , | Leave a Comment »